Hayat Üzerine Öylesine-



İnsan nasıl da alışıyor ölüme, nasıl da hazırlıyor kendini..
Babalar ölmez ki, ölmemeli.
Çünkü tek sırtımızı yasladığımız dağ onlar.
Büyüdüğümden midir yoksa yaşanmışlıkların kattıklarından mıdır bilinmez ama kabullenmeyi öğrendim yavaşça. ama YAVAŞÇA.
Daha bu hayatta aileni kaybettikten sonra boktan şeyleri kaybetmişsin hiç farketmiyor. Yaşayamadıkların mi, özlem mi zorluyor artık orasını bilemiyorum.
Evet babam kanser.
K a n s e r...
Artık şu zaman diliminde kim kanser değil ki.
Astrolojiye başladım başlayalı çoğu şeyler kafamda daha çok oturmaya başladı. Sebep sonuç ilişkilerini daha iyi çözümlemeye başladım. Felsefemi değiştirmeye çalışıyorum.
Babam benim güney ay düğümüm.
Yengeç..
Neleri yapmamam gerektiğini ve neleri bırakıp kendimi değiştirmem gerektiğini babamı çözümleyerek anlamaya çalışıyorum.
Başka durumları da deneyimlerken kendimce her gün yeni öğrendiklerim oluyor.

Babamın akciğerleri hasarlı.
Akciğerler babayı temsil eder. Babam babasıyla yaşadığı travmalardan dolayı hep içine atmış ve daha da çok karamsarlığa büründüğü için yaşamdan keyif almamaya başlamış. Bu olaylar silsilesi dedemin vefat etmesiyle daha da iç dünyasında büyütmüş.
Bende babama düşkün olduğum için onun bu durumunu bende balık depresyonuyla birleştirdiğim için benimde akciğerlerimde hasar var.
Geçmişte ki karmik bağımız nedir bilseydim evet bu budur diyebilirdim. Babamdan tek bildiğim burcunun yengeç olması. Doğduğu ayı biliyorum hepsi bu.
Hala kendi haritama bakmadım.
Bir gün...
Cesaretlenip kabullenmeyi öğrendiğimde evet bir gün bakarım...

Sahilde yürüyüş yapmaya gidip geldiğimde şunu düşündüm bir anlık ; ben benim haritamı yaşıyorum. Babam da kendi döngülerini yaşıyor.
Tutulmalar Yengeç-Oğlak aksında olacağından babamla beni etkileyeceğini biliyordum.

Geçen sene sonlarında bir rüya görmüştüm orada bir tarih görmüştüm 12.10
17 Temmuz 2019- 24 derece Oğlak burcunda Ay tutulması var.

Hepimiz güneş tutulmasıyla doğar ay tutulmasıyla ölürüz.

Umarım sadece bir rüya olarak kalır...

(Kelimeler bazen yetmiyor olabilir ama nankörlük etmiyor.)

Yorumlar

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 5846 Kanun Numarasının Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.)'e göre;

2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz.

3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.

4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 5846 Kanun Numarasında bulunan maddelerin aksi hâli durumunda yasal işlemlere başvuracağımı bildiririm.

Popüler Yayınlar