KARMA is comin'


Karma..

Aslında hepimizin bildiği ''ne ekersin onu biçersin'' ya da ''etme bulma dünyası'' dediğimiz olay.
Bumerang gibi işte.

Karma için illa birisine fiilen bir şeyler yapmanız gerekli değil içinizden geçirdiğiniz niyet, düşünce bile yeterlidir. Şekil A ben. Daha iç dünyamda yaşayan ben artık nasıl bir enerji yaratıyorsam düşündüklerimi yaşarken ya da yaşatılırken buluyorum.
Astrolojiye başlamadan önce de bunun farkındaydım da herhalde işime gelmiyordu ama astrolojiye başladığımdan beri farkındalığım çok daha arttı. Sorularımın yanıtını kendi haritamda bulabiliyordum. Bu evrende her şey birbirine bağlı. Aklınızın alamayacağı kadar en saçma dediğiniz noktaya kadar diyeyim. İşin içerisine girince anlıyorsunuz. Ve Yaradan ne güzel bir matematikle yaratmış hepsini. Cennette bu dünyada cehennem de .. Ağzınızdan çıkan, aklınızdan geçen her ne varsa evrene bir enerji yolluyor. Evren ise size cevap veriyor ama farkındalığı olana..
Bu yüzden hep diyoruz ya evrene güzel enerjiler yollayalım, güzel düşünelim.. Boşuna yırtınmıyoruz herhalde.
Diyene bak. (dedim içimden)
Bu dünyaya bir Balık burcu olarak gelmiş ben ne pozitifliği yaaauuuuuğ diyorum.
Sonra Nehir kendine gel oluyorum.
İşin içerisinde olan sensin, sistemin içine de girmişsin bir kere Neyin kafasını yaşıyorsun?! diyorum.
İlk önce kendin inan. İnan ki insanlara anlattığın zaman örnek olabilesin diyorum. Anneme anlatıyorum, babama anlatıyorum. Çünkü biz birlikte yaşıyor ve bir enerji oluşturuyoruz. bu arada canım anam has akrep babam ise has yengeç. Ev adeta su grubu grand trinesi. Düşünün bizim evdeki enerjiyi.
Neyse..
Bu depremler, bu salgınlar aslında olması gereken sistemin bir parçası. Evren diyor ki;
Sen dere yatağına ev yaptın,
Sen masum hayvanların canını yaktın,
Sen havayı kirlettin,
Sen ağaçları kestin,
Sen zulmettin,
Üzgünüm Ey İnsanoğlu bunu sen yaptın!
Yaaa Dünyayı ben mi kurtaracaaam bırrak be!-lerinizi bırakın artık
2020 ve sonrası çok ciddi dönüşüm getirecek. Hem bireysel hem kolektif alanlarımızda.
Bumerangı zamanında atmıştık kaybolmuştur diye tam arkamızı dönüp gidiyorduk kiii ensemizin köküne şakladı.!
Sevgiyi, sevmeyi unuttuk. Çünkü para ve hırs daha güzel geldi. Sokaktaki bir köpeğe sadece bir kap su ver bak nasıl sevgiyi hissedeceksin. Her gün gördüğün o kedinin dur da bi başını okşa. Hayatını yavaşlat!
Dinlen!
Kendini bul!
İçinde sönen sevgi ateşini yak!
Gez!
Dünyayı keşfet!
Ama en en önemlisi iyilik yap! yap ki iyilik bulasın.
Yoksa bataklıkta yok olup gideceksin.
Kalbin kararacak..
Yeni kötü karmalara başlayacaksın..
Sonra sen kısır döngünün içinde debelenirken sistem sana zorla ışığı bulduracak.


Dersini almadın mı daha?

Sen bilirsin-
👋


Yorumlar

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 5846 Kanun Numarasının Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.)'e göre;

2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz.

3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.

4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 5846 Kanun Numarasında bulunan maddelerin aksi hâli durumunda yasal işlemlere başvuracağımı bildiririm.

Popüler Yayınlar