Büyüdüğünü anlamak üzerine-
Ergenlikten çıkmış bir ruh, hırpalanmış bir beden.
Yaş aldıkça ihtiyaçlarının da değiştiğini anlıyorsun.
Lafta olan dostluğun, gerçekten anlamları olan soyut duygular..
Hepsinin birer mantığını arıyorsun.Bu sırada hayatından birer birer yok olan yaşamlar oluyor.
Değer verdiklerin gidiyor acı vere vere. Peki ne kalıyor bize? İşte tam bunu anlama zamanındayım. Dostumun gerçek yüzünü anladım mesela. Sonra en en en büyük sınav ailen oluyor.
Millet arkandan ne demiş zırvalamasını bile kafana takacak halde olmuyorsun. Babam annemle hastane odasında bilinmez bir yolda ilerliyoruz. İyi ya da kötü sonunu bilmeden.
Bugün yaşamasam elbet bir gün yaşayacağım deyip kendimi güçlendiriyorum.
Bu hayata yalnız geldik neticesinde. Yaş aldıkça aşk acısı da neymiş diyorsun ya da insanlar hakkında ne demiş düşünmüyorsun bile. Hayat hakikaten bir sınav ve hepimizin tekamülü başka. Hepimiz kamile erme yolundayız. Astrolojiye başlamam belki bu yüzden. Hayatımı çözmeyi öğrenmek istememden olabilir. Neyse..
Bu hayatta tesadüf diye bir şey yoktur her şeyin bir sebebi vardır. Hepimiz bir şekilde birbirimize bağlıyız. Evrenin matematiği böyle işliyor. Şu an babamla sınanıyorum. Sonra annem gelecek ve ben yalnızlığı mis gibi iliklerime kadar hissedeceğim. Sonrası da Allah kerim.. Değişik bir enerji var üzerimde olmak isteyip de olamayan. Açığa çıkamayan, anlayamıyorum.
Yaş 27...
Bir şeyler yaparken bolca sorguluyorum, gereksiz ne kadar eşya varsa ve ne kadar gereksiz insan varsa bir bir ayıklıyorum. Çünkü yaşamın değerini anlıyorsun. Yürüdüğün taşlı yolda yükün ne kadar ağır olursa düşünce canın çok acıyor ve yükün üzerine yığılıyor. Daha çok insan tanıyorsun. Daha çok şeyler yaşıyorsun. Yolda karşına kurtta çıkıyor kuş da çıkıyor. Yoldaşını ne olmak istersen ona göre seçiyorsun. Yolun sonu nereye mi varıyor? Kamil olmaya..
Dizlerimdeki yaraları saklamıyorum ya da insanlara kendimi beğendirmek zorunda değilim. Bu'yum ben, ben böyleyim işte.
Yaralarım da ben.
Kaşım gözüm de ben.
Kalbim de ben.
Sevgim de ben.
Nefretim de ben.
Ergenlik ise tam bir pavyon.
Sorgusuz sualsiz.
Heh! Orada bir kaybolursan şaak! diye tokatını hayat armağan ediyor sana. Anlamadın mı? Bir daha! Yine mi anlamadın sürükler seni!.. İşte tam bu tokatlarla manyak olduğunda dur! düşün! SOR!
Benim istediğim hayat bu mu?
Yanımda istediğim insanlar bu mu?
Benim yapmak istediğim iş bu mu?
Benim bu hayattaki amacım ne?
SOR.
Sorularına cevap buldukça bil ki büyüyorsun...


Yorumlar
Yorum Gönder