Hep annem bu hayatı seçerek gelmiyoruz diye söylerdi
Oysa karmaya göre biz bu hayatı seçerek geliyorduk. Günahımızla sevabımızla...
İşte o günün bir fotoğrafı.
Bu hayatta annemden babamdan bir şeyler öğrenmeyi keza onların da benden öğrenmesi gerekenlerin olmasıyla seçildik birbirlerimize. Yani bir sebebimiz var. Babamla çok gariptir ki karmik bir bağımın olduğunu düşünüyorum aslında hissediyorum. Ailemin köyde yaşanmışlığı olduğundan net bir doğum tarihi yok elimde ama hala çalışıyorum o konu üzerinde. Babam bir yengeç annem ise tam akrep burcu bence. Babam sayesinde güney ay düğümümü çözümlüyorum. Çünkü gad yengeç bende. Şu sıralar kad oğlak yoluna girmiş gibi hissediyorum e zaten yaş 27. 30’dan sonrası kad’a gidiyor. Kad’a giden yolun virajını alıyorum anladım. Haritamı incelemedim şu sıralar arada cesaretlensem de kaçıyorum biliyorum.
Babamla sınavım var. Bugün doktorla konuştum ve zamanın gerçekten durduğunu hissettiğim şeyleri duydum.
Zor.
Hazmetmesi cidden zor.
Acı verici.
Yani böyle tarifsiz.
Ama güçlü olmam gerek. Bende balık olarak çok güçlü olurum ya. Zaten melankoli akıyor paçalarımdan. Canım acıyor. Dedim ya tarifsiz. Babamın suratına bakamadım öptüm yanağından veda edip eve zar zor geldim. Kapıdan direk odama girdim ve yığıldım yere. Ağzımı pijamamın üstünü kapatıp bağırarak ağladım. Komşular duymasın diye.
Saatlerce.
Ama saatlerce..
Kuşum kafeste yanımdaydı ben bağırdıkça kafesten çıkıp yanıma gelmek için kapıyı parçalıyordu. Ona anlattım anlar gibi baktı gözlerimin içine sonra arkasını döndü. Sahiden anladın mı sen o küçücük yüreğinle? Anneme bile anlatmadım. Ne diyecektim ki! Hangi kelimelerden cümle kuracaktım kadıncağıza. Anlamıştır gerçi o beni gözümden tanır. Nasılda güçlü! Hayatta çilelerle büyümüş bünyesi bağışıklık kazanmış. Ama buna rağmen anlatamadım. Gücüm yoktu, korktum. Ben bile yüzleşemedim ki...
Saatler geçti hala ağlıyorum.
İçimdekileri yine satırlara dökmek istedim çünkü gözyaşlarımla içimde birikir gibi boğuyordu.
Zor...
Dayanamıyorum..
Ama annem gibi güçlü olmayı öğrenmem gerek.
Annem gibi hayata karşı cabbar olmam gerek.
Annem gibi hayatı kabullenmem gerek.
Annemi öğrenmem gerek.
Küçükken geceleri sessizce ağlardım. Annem,babam bir gün ölürse ben ne yaparım diye? Al işte al !!!!
Kocaman kırgınlığımın içinde asi bir nehir var. Daha babamla tatile gidecektim. Denizi görecektik. Biz ailecek hiç tatil yapmadık ki. HİÇ ! Bunun keşkeliğiyle mi yaşayım. Yoksa geçmişte ki anılarımı mı düşüneyim.
Babamdan öğrendim ben çam ağacı çizmeyi.
Babamdan öğrendim fotoğraf çekmeyi.
Babamdan öğrendim matkap tutmayı.
Babamdan öğrendim...
Küçükken kakaolu sütü babamla uyurken içerdim.
Parkı babamla keşfettim.
Beni salıncakta sallardı saatlerce hiç bıkmadan.
Bu yaşımda bile park görsem hemen salıncağa atlarım sırf o günü yaşarmışçasına hissetmek için.
Hep babam vardı. Annem çalışırdı. Hep ayrı gayrı yapardık bir şeyler. Biz hiç BİZ olarak bir şeyler yapmadık ki...
Ne bu şimdi.
Ne !
Ben böyle hayal etmemiştim ki.
Böyle mi olacak..
Yarım mı kalacak hikayelerim baba?
Yorumlar
Yorum Gönder